Cennet şehri istanbulum,
Yollarına atıldığımda,
Rüzgarın bu denli sert olduğunu,
Gökyüzünün, Bulutların seyrini,
Hiç bu kadar karanlıklığını,
Görmemiştim.
Komşulukların ve dostlukların,
Koptuğunu.
Aşkların bittiğini,
Korkuların çoğaldığını,
Hissetmemiştim.
Kaybolan güzellikleri,
İzlememiştim hiç.
Bulunmazdı bir Baskası,
Senin gibi İstanbulum.
Derlerdi yaa hani:
Taşı toprağı altın'' iken,
Şimdi toprak bile kalmamış.
Denizleri kirlenmiş.
Kaldırımları işgal edilmiş,
Huzuru kaçmış yaşlılarının.
Korku galip gelmiş keşmekeşliğe.
Seni aradım eski İstanbulum.
Yedi tepeden adını haykırdım.
İstanbul efendiliğini,
Saraylısını, Lalesini,
Aşkı anlatan Boğazını,
Şarkılarda seni söylerken,
Başka güzel mehtabını,
Doğduğum evi,Sokağını,
Adını andım,yine İstanbulum.
Hani o latifliğin.
Bırakma bizi,İstanbulum.
Sakın bırakma güzelliğini.
İstanbulum.
S C
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder