Gelin olduğun gün gördüm seni
Yüzünde alevden bir pembe
Oysa mutluluk sarmıştı çevreni,
Bütün dünya bütün aşklar önünde
Ve gözlerindeki yakıcı ışık
(Artık o şey her ne idiyse)
Sancılı gözlerimin güzellik adına
Görebileceği herşeydi yeryüzünde
O pembelik belki kızlık utancındı
Yani geçip gidebilir zamanla
Ama coşkulu bir ateş yarattı
Yazık! evlendiğin adamın bağrında
Gelin olduğun gün kim gördü seni
Yüzüne inerken o derin pembe
Oysa mutluluk sarmıştı çevreni,
Bütün dünya bütün aşklar önünde
Düş İçinde Bir Düş
Bir öpücük kondurayım alnına
Ayrılırken seninle şu anda
Açıklıyorum işte sana
Haklıydın, evet, günlerim bir düşten
Başka bir şey değildi gerçekten
Ancak umut çekip de gitmişse
Bir günde veya bir gecede
Bir düşte, hiçbir şeyde ya da
Umut nedir ki gidenler arasında
Tüm gördüğümüz, göründüğümüz
Yalnızca düş içinde bir düş
Dalgaların dövdüğü bir kıyının
Uğultuları arasında duruyorum
Avuçlarımın içinde altın
Gibi kum taneleri tutuyorum
Ne kadar azlar, kayıyorlar nasıl da
Parmaklarımın arasında uçuruma
Gözyaşlarım dökülürken usulca
Daha bir sıksam avucumu, Tanrım!
Onları elimde tutamaz mıyım?
Acımasız dalgaların elinden
Birini olsun kurtaramaz mıyım?
Göründüğümüz veya ,
gördüğümüz her şey
Düş içinde bir düş değil de ne?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder